Hayvansal üretim zahmetli bir süreçtir. Hele canlı arı gibi ignesi olup sizi sokabilir özelikteyse ustalık ister. deneyim kazanması uzun bir meziyettir. Soğukkanlı ve ögrenici olmak gerekir. Yeniliklere açık olmayan öğrenme becerisi kısıtlanmış kişi arıcıkta az yol kat eder, Arıcılık bütün aileyi akrabayı, çevreyi dahil etmek gereken her yeri fayda bir iştir. Çiftçilerde hangi ürün yapılacak şeçme karışık bir iştir. İsabetli seçimler hep mümkün olamlıdır. Sermaye hep kıttır. Yatırımcı öncelikle karnını doyurmalı geçinmelidir.  Birçok yatırımcı geçinmek için hangi işi yapacağı sorusuna cevap arar. Fırsatla sürekli karşımıza çıkmaz, Kaçan fırsat kaçmıştır. Kovalamak daha zahmetli ve geri kazanılması da neredeyse imkansızdır.  Üretim planlamak satış planlamaktan zordur. Satışta stok fiyet maliyet gibi az sayıda faktör etkilidir. Üretimde sayısız faktör başta belirsizlikler yatırımcıyı karar vermede zorlar. Arıcılıkta ilk yıl mutlaka az kovanla işe başlanmalıdır. Tecrübe artıkça sayıyı artırmak işletmeyi büyütmek doğru olandır. Deneyim kazanma uygulama ile mümkündür. Kontrol edilebileceksayıda koloni beslenmelidir. Fazlası bize har zaman iş yüküdür. Bilim her konuda araştırma yapar. Arıcılıkta da 70 koloni öne çıkan bir kişinin bakabileceği sayıdır.

Arıcılğa hobi veya geçinme amaçlı başlayacak herkes bir çok arıcılık bilgisini öğrenmelidir. 

Bal arısı dar ve kapalı yerlerde çelışan yuva yapan, sosyal böceklerdir.Yuvalarda veya kovanlarda 10.000 ile 50.000 arı birlikte yaşarlar. Bal arısının, kovanda gerçekleştirdiği dans hareketleriyle etrafındaki belirli bir gıda kaynağının yerini, mesafesi, büyüklüğü ve kalitesi hakkında diğer arılara bilgi iletmesi iletişim bir farklı biçimi olarak dikkat çekicidir.

Kovan, işçiler tarafından üretilen ve salgılanan balmumundan yapılmış altı taraflı hücrelerin iki katmanından oluşan bir tarak serisidir. Bal şeklindeki yiyecekler, bitki nektarı ve polenlerden yapılan  arı ekmeği hücrelerde depolanır. Arıların çiçek nektarından ürettiği bal, insanların modern zamanlarına kadar hazır olan tek şeker şeklidir. Bu nedenle, bal arıları insanlar tarafından yüzyıllardır evcilleştirilmiştir. Bal arısı kolonilerini bakım ve yönetme sanatı arıcılık olarak bilinir. Bal üretmenin yanı sıra, bal arıları tarımda çok çeşitli kültür bitkisinin tozlayıcıları olarak önemli bir rol oynamaktadır.

Farklı bal arısı türleri, bal arısı biyolojisi ve bal arıları hastalıklarına genel bir bakış yaparak ilk ilgiyi oluşmalıdır.

Bal arısının latınce adı: Apis  mellifera L. dır ve o hariç, diğer tüm Apis türleri, güney veya güneydoğu Asya’nın bir kısmında sınırlı bir bölgede yaşar. Cüce bal arısı A. florea, yuvalarını ağaçlarda ve çalılıklarda inşa ettiği güney Asya’da görülür. Kara cüce bal arısı A. andreniformis, Güneydoğu Asya’nın ormanlık habitatlarına özgüdür. Dev bal arısı A. dorsata, aynı zamanda güneydoğu Asya’da da meydana gelir ve bazen tarakları yaklaşık üç metre  çapında oluşturur. Doğu bal arısı A. cerana, bazı bölgelerde evcilleştirildiği güney ve güneydoğu Asya’ya özgüdür.  Ayrıca Apis’in bir çok alt türü ve suşu vardır. A. mellifera, yaklaşık 1.2 cm (yaklaşık 0.5 inç) uzunluğundadır, ancak boyutu bu türün çeşitli suşları arasında değişmektedir. Baş ve göğüs, ya da orta kısım biraz kıllıdır ve suşa göre renk olarak değişir. İki büyük bileşik göz ve üç basit göz  başın üstünde bulunur. Keskin görme, iki hassas koku tespit edici anten ile tamamlanmaktadır.

Bir kovandaki yuvadaki arıya koloni denir. Yaşanan yere ev içindeki yaşayanlara aile denmesi gibi.

Balarısının iki cinsi vardır, erkek ve dişidir. Bir dişi çok özeldir ona kraliçe derler ve sadece o doğurur. İşçi arılarda cinsel olgunluğa erişemeyen dişilerdir. Erkekler veya dronlar işçilerden daha büyüktür ve sadece yazın başında bulunurlar. İşçilerin ve kraliçelerin ignesi bulunur. Erkek arının ise iğnesi yoktur.

Kraliçe bal arıları, spermleri, yumurtalarının döllenmesini kontrol etmelerini sağlayan spermateca olarak bilinen bir yapıda saklar. Böylece kraliçeler döllenmemiş veya döllenmiş yumurtaları bırakabilir. Döllenmemiş yumurtalar dronlara, erkek bireyler dönüşürken, döllenmiş yumurtalar, işçi veya bakire kraliçe olabilecek dişilere dönüşür. Kraliçe haline getirilen yumurtalar, bal peteğinde normalden daha büyük olan dikey hücreler olan kraliçe hücrelerinde ana arı memesi yumurlanır ve oradan çıkarlar. Kuluçkadan sonra, bakir kraliçeler, işçilerin tükürük bezleri tarafından üretilen bir madde olan arı sütü ile beslenir. Sadece arı sütünden oluşan bir diyet özel besinle beslenemediğinde, bakire kraliçeler işçilere dönüşecektir. Bal mevsimi boyunca, zayıf bir kraliçenin varlığında veya bir kraliçenin yokluğunda, işçilerden biri yalancı kraliçe, ana arıya dönüşüp döllenmemiş yumurtalar bırakabilir.

Yaşam Döngüsü
Üç bal arısı formunun(kraliçe, erkek, işçi) tümü için, yumurtalar üç günde yumurtadan çıkar ve daha sonra kurtçuklar olarak bilinen larvalar halinde gelişir. Tüm kurtçuklar ilk başta arı sütü ile beslenir, ancak yalnızca geleceğin kraliçeler bu arı sütlü diyette devam eder. Tamamen büyüdüğünde, kurtçuklar pupaya dönüşür. Kraliçe 16 günde, işçi yaklaşık 21 günde, erkek arı ve 24 gün içinde çıkar. Ortaya çıktıktan sonra, kraliçeler kovanda bir tane kalana kadar kendi aralarında savaşırlar. Eski kraliçe ve işçilerinin çoğunluğu tipik olarak yeni kraliçelerin ortaya çıktığı zaman kovanı terk etmişlerdir. Normal olarak kaynaşma sırasında çoğalan sürü, farklı yuvalama yerlerinde iki veya daha fazla yeni koloni (oğul) oluşturabilir.

Bir kraliçe, çoğu zaman çok sayıda erkek arı ile eşleşir, bu da polyandry olarak bilinen bir çiftleşme davranışıdır. Poliandry, bir koloni içindeki genetik çeşitliliği arttırır ve böylece koloni zindeliği ve sağkalımını iyileştirir. Genetik olarak çeşitli koloniler, yeni kraliçelerin üretilmesini ve yeni kolonilerin oluşmasını destekleyen, hızlı artma özelliği, yiyecek toplama becerisi ve farklı yiyecek kaynaklarını en iyi işleme gibi özelliklere sahiptir.